Futbol sahası bazen titizlikle hazırlanmış bir stratejinin zaferine tanık olurken, bazen de bu planları altüst eden anlık, saf yeteneğin hükmüne girer. **Rize**'deki karşılaşma, bu iki karşıt gerçeğin çetin mücadelesini gözler önüne serdi. İlk yarı tamamen **Recep Uçar**'ın uyguladığı taktiksel düzenin bir yansımasıydı. Sahada o kadar derli toplu, hatları birbirine o kadar bağlı bir **Rizespor** vardı ki, **Trabzonspor**'un akıcı oyununu tamamen etkisiz hale getirdiler. **Melih** ile **Muçi** arasındaki bağlantı kopunca orta alanda büyük bir boşluk oluştu. **Rizespor** bu zayıflığı ustalıkla değerlendirdi; **Borrelli**'nin ceza sahasındaki ustalığı, **Thomas Reis**'in kurgusunu ciddi şekilde zorladı.
Ancak ikinci yarıda sahneye bireysel kalite çıktı. **Reis**, **Folcarelli** hamlesiyle orta sahaya hareketlilik katarken, asıl dönüm noktasını hücumdaki zeka oluşturdu. **Muçi** ve **Salah** birer orkestra şefine dönüştü; ilk yarıda topa hasret kalan bu ikili, derine inerek oyunu genişletti. **Rizespor** savunması merkezi alanda geçit vermese de, savunma arkasına atılan öldürücü koşularda paramparça oldu. **Salah**'ın iğne deliğinden geçen pas vizyonu, **Muçi**'nin zarif oyun kuruculuğu, **